Alışılmadık olana alışmaya başlayın!

İsa dağdan aşağı indiğinde, ardında büyük bir kalabalık vardı. 2  O sırada, cüzamlı bir adama gelip onun önünde eğildi. “Efendim, sen beni temizleyebilirsin, yeter ki iste” diyordu. 3  Bunun üzerine İsa elini uzattı ve “İsterim, temiz ol” diyerek ona dokundu. O anda adam cüzamından arındı. 4  Sonra İsa adama şöyle dedi: “Sakın bunu kimseye anlatma; ancak git kâhine görün ve onlara kanıt olması amacıyla, Musa tarafından belirlenmiş armağanı sun.”  -Matta 8:1-4

İsa öğrencileriyle birlikte ‘havralarda müjdeyi duyurarak bütün Celile bölgesini dolaşırken’ yaptığı olağanüstü işler de tüm bölgede duyuluyordu. İsa’nın yaptıklarıyla ilgili haberler bu cüzamlı adamın yaşadığı şehre de ulaşmıştı. İncil yazarları bu adamı “her tarafını cüzam sarmış” biri olarak tarif ederler. Bu korkunç hastalık ileri evrelerinde vücudun çeşitli kısımlarında şekil bozuklukları da oluşturur.

Bu cüzamlı adam gerçekten feci durumdaydı. Yahudi Yasalarına göre insanlardan uzak durması gerekiyordu. Çünkü Musa’nın kutsallık yasalarına göre bedeninde hastalık olan birine dokunmak dokunan kişiyi kirletirdi. Ayrıca, hastalığın bulaşma tehlikesi olduğundan, yakınlarda birileri varsa kendisine daha fazla yaklaşmamaları için cüzamlı kişi “Kirliyim, kirliyim!” diye bağırmalıydı.

Biraz tanıdık geldi mi bu size? Şu an tüm dünya salgın hastalık tehlikesiyle yüz yüze. Birbirimizden köşe bucak kaçıyoruz. Neden? Hastalanmamak için? Neden? Ölmemek için. Ancak İsa, koronadan daha kötü bir hastalığa yakalanmış birine bile yakınlık gösterecek ve ona şefkatle yaklaşacak kadar sevgiyle ve şefkatle doluydu. Tanrısal sevginin ne olduğunu bize gösterdiği anlardan biriydi bu. Zaten dünyaya gelme sebebi de Tanrı’nın tüm dünyaya olan derin ve yüce sevgisini tarih sahnesinde göstermekti.

Peki bu cüzamlı adam, İsa’yı görünce ne yaptı? Yanına gelip önünde eğilerek “Efendim, sen beni temizleyebilirsin, yeter ki iste” diye yalvardı. Bu adamın İsa’ya olan imanı çok büyüktü! Hastalığı yüzünden kim bilir ne kadar acınacak bir görünüşü vardı! Siz olsaydınız ne yapardınız? İsa’nın tepkisi ne oldu? İsa acıyarak adama elini uzattı, üstelik ona dokundu. “İsterim, temiz ol” dedi. Orada bulunanlardan bazıları gördüklerine inanamamış olabilir ama adamda o anda cüzamdan eser kalmadı.

İsa gibi merhametli ve güçlü bir Mesih’iniz, Tanrı’nız, Kralınız olmasını ister miydiniz? İsa’nın bu cüzamlıya davranışı, kendisi hakkında yüzyıllar önce peygamberlerin söylediği şu sözün gerçekleşeceğine dair bir güvencedir: “O, düşküne ve yoksula acır, fakirin canını kurtarır” (Mezmur 72:13).

Evet İsa, acı çeken herkese yardım etmek için duyduğu derin arzuyu şu anda da gerçekleştirmektedir.

Aslında İsa’nın hizmeti bu cüzamlının iyileşmesinden önce de halk arasında büyük heyecan yaratmaktaydı. Ve şimdi bu muhteşem olay da duyulacaktı. Ancak İsa insanların kendisine yalnızca duydukları şeylere dayanarak iman etmelerini istemiyordu. O, kendisi hakkında yine çok öncelerden yazılmış olan şu sözleri biliyordu: “İşte Benim seçtiğim! Gönlümün hoşnut olduğu, desteklediğim kulum! Ruhumu üzerine koydum; milletlere adaleti o gösterecek. Bağırmayacak, sesini yükseltmeyecek, sokakta sesi duyulmayacak.” (Yeşaya 42:1, 2).

Yani toplumda heyecan yaratma amacıyla hareket etmeyecekti. Bu nedenle cüzamlıya, “Sakın bunu kimseye anlatma; ancak git kâhine görün ve Musa tarafından belirlenmiş armağanı sun” dedi.

Tahmin edebileceğiniz gibi, adam sağlığına kavuştuğuna o kadar mutlu oldu ki, buna sessiz kalamadı. Gidip olanları her yerde anlatmaya başladı.

Hepimiz işte bu cüzamlı adamız, her birimiz Tanrının gözünde kirliyiz. Günahlarımızdan dolayı O’ndan uzak durmak zorunda hissediyoruz ve kendimizi iyileştirecek güçten de yoksunuz. Ancak ve ancak Mesih’in istekli, şefkatli yüreği ve fedakarlığı ile temiz olabiliriz.

Belki cüzamlı adam İsa’ya "Lütfen bana sırtını dönme." demiştir. Belki İsa da ona "Asla dönmem oğlum." demiştir. Sahnenin bu şekilde gerçekleşmiş olduğuna inanıyorum şahsen çünkü Mesih gerçekten de Tanrı’nın şefkatinin yeryüzündeki görünümüdür. O anı bir düşünün, kafanızda değil yüreğinizde canlandırın o anı. İsa Mesih’in sevgisi ne kadar güzel değil mi? Ne kadar ölçüsüz? Çünkü Tanrı dünyayı öyle kavranamaz, öyle şefkatli bir sevgiyle sevdi ki, biz mahvolmayalım diye kendi öz Oğlunu verdi. Ta ki Ona iman edenler mahvolmasın ve sonsuz yaşama kavuşsun. 

Bu adam belki yıllarca kimseye dokunmamıştı hastalığı yüzünden. Ama yıllar sonra dokunduğu ilk kişi Mesih’i, yani Kurtarıcısı oldu. Ne muazzam ve özel bir ayrıcalık!

Bu ve bunun gibi şeyler hergün heryerde olabilir.. ve de oluyor. Çünkü Tanrı tam olarak bunu istiyor. Çünkü İsa Mesih, Kralların Kralı ve Şifa Rabbidir.

Eğer hayatınızda İsa Mesih varsa, o zaman kutsal toprak üstündesiniz demektir. Kulağı olan işitsin! Bunun önemini anlamamız çok ama çok önemlidir sevgili dostum!

Şunu unutmayalım ki Tanrı’nın Oğlu, iblisin işlerini yok etmek için geldi. O zaman O’nun kudretli işlerini göreceğimize iman edelim dostum! O bunu yapacaktır, O bunu yapmak istiyor! O daha dünyaya gelmeden yüzyıllar önce peygamber Yeşaya bakın O’nun hakkında ne peygamberlikte bulundu:

            “Aslında hastalıklarımızı o üstlendi, Acılarımızı o yüklendi. Bizse Tanrı tarafından cezalandırıldığını, Vurulup ezildiğini sandık. Oysa, bizim isyanlarımız yüzünden onun bedeni deşildi, Bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti. Esenliğimiz için gerekli olan ceza Ona verildi. Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk.” Yeşaya 53:4-5

Günahın ne olursa, ne kadar büyük olursa olsun İsa seni bekler, kollarını açmış halde bekler hem de. Onun şefkatli yüreği seni bağışlamaya ve iyileştirmeye hazırdır.

O yaşıyor, O gerçek, O seviyor, O bağışlıyor ve O bekliyor. Büyük mucizlere tanık olmamızı istiyor.

İsa alışılmadık olan bir şey yapıyordu, ve sanırım hem öğrencilerine hem de bugün bize şunu söylemeye çalışıyordu: Alışılmadık olana alışmaya başlayın!

Simon İnce

Hristiyan hizmetkar.
1979 doğumlu olan Simon İnce, evli ve İstanbul’da yaşamaktadır. 2000 Yılından beri İsa Mesih'i izlemektedir.


İlgili İçerikler

Bizi Takip Edin

Çekinmeden bizimle iletişim kurabilirsiniz. İlginç, samimi, renkli, içe dönük, dışa dönük ve pek çok tarzda insanlarla tanışmayı ve yeni arkadaşlar edinmeyi çok seviyoruz.