Eğer İman Edersem


Konu: Tanıklık

Müjde’yi duyup yeni bir hayata başlamaya çalıştığımız zamanlarda mucizeler, ruhsal hediyelerle sevinç içinde başlasa da her zaman işler yolunda gitmeyecektir. Bu yolunda gitmeyişler, her konuda olduğu gibi Tanrı’yla aşılabilseler de dünyasal yaşantımızla boğuşurken Tanrı’ya ellerimizi açmayı unutabiliyoruz. Yeni iman etmiş birisinin hayatıyla ilgili söylenebilecek birçok farklı bakış açısıyla onlarca söz zaten söylenmiş, üzerine onlarca makale yazılmış olsa da kendi tecrübelerimden bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum.


1-  Babam ve Ben / İki Ateist artık bir Hristiyan ve bir deist
İsa Mesih’in beni kendine çağırdığı ilk zamanlarda bunu anlamak bile neredeyse 1 yılımı almıştı. Bir yıl içerisinde aslında iman etmiş ve kendimi dua ederken bulmuştum. Mesih’ten önceki hayatımda bir ateist olduğum için her ne kadar artık iman ediyor olsam da hala dışımda bir ateist görüntüsüyle hareket ediyordum. Aileme, arkadaşlarıma, patronuma, iş arkadaşlarıma ve hala içinde bulunduğum ateist topluluklara bırakın “ ben artık İsa Mesih’e iman ediyorum, bir Hristiyanım ” demeyi sadece “ ben artık ateist değilim “ bile demem 1 yılımı aldı. Peki bu bir yılda neler oldu? 

Her şeye Egemen Rab bana bu bir yılda birçok mucize, armağan ve mutluluk kaynağı sağladı. Bunları tek tek açıklamaya çalışsam sanırım onlarca sayfa ancak yeterdi. Fakat bu mutluluk kaynaklarını ve armağanları kullanmayı öğrenmek bana zor geliyordu. Biraz kulağa karışık gelse de bahsetmek istediğim ateist ve materyalist bir hayattan tamamen metafizik ve ruhsal bir yaşama geçmek zaten oldukça zor geliyorken üstüne bu armağanları çevreme “ ben bu armağanları kullanarak artık özgür hissediyorum “ hissini açıklayamıyordum. Nasıl yani Bir Tanrı’m vardı ve bana armağanlar mı veriyordu? Çevremde oldukça muhafazakâr İslamcı arkadaşlarım da, David Lynch hayranı patronuma da bu “çılgınca” fikri açıklayamıyordum.  İnsanın çevresinde bu kadar farklı türden insanın olması o zaman bana oldukça kötü geliyordu. Bir yerden başlamam gerekiyordu. Fakat nereden?

Birkaç ay içerisinde bazı imanlı kardeşlerle tanıştım. Her gün Kutsal Kitap okuyordum ve dua ediyordum. Bir gün kardeşlerle Kutsal Kitap okuyorduk ki gidip ben aileme, arkadaşlarıma, patronuma yani herkese bu güzel haberi vermek istiyorum dediğim bir ayet okuduk.
Yeşaya 41:10


Korkma, çünkü ben seninleyim,
Yılma, çünkü Tanrın benim.
Seni güçlendireceğim, evet, sana yardım edeceğim;
Zafer kazanan sağ elimle sana destek olacağım

İlk işim babamı ziyaret etmek oldu. Ona güzel bir akşam yemeği hazırladım ve ilk defa karne aldığım gün gibi bir akşamdı. Yemek için masayı hazırdı. Babam hadi başlayalım dedi. “Hayır önce dua edeceğiz” dediğimde babam çok büyük bir kahkaha attı. O gülünce bende güldüm. Çok güldük. “Ciddiyim” dediğimde kahkahası önce gülmeye sonra tebessüme ve en son da kafa karışıklığına dönüştü. Cesaretimi topladım-ki ihtiyacım vardı- ellerimi açtım ve İsa Mesih’in adıyla yiyecekler için şükredip Amin! dediğimde artık gerçekten ciddi olduğum anlaşılmıştı. Yemek daha sonra normal seyrinde devam ederken babam durup, Nasıl ya? Ciddi misin” dedi. Buradan sonra saatler süren bir sohbetti ve oldukça iyi geçti. Aradan uzun zaman geçse de bu kadar net hatırlarım. Şimdiyse babamla hala Tanrı hakkında sohbet ettiğimizde yüreğindeki yumuşamayı hissedebiliyorum. Bir İncil’i var ve ara sıra okuyorum dese de o kadar da çok açıp okumadığını sadece benim ona yolladıklarımı okuduğunu biliyorum. Dahası Tanrı’nın sağladığı yeni bir armağanı fark ediyorum ki babam artık bana karşı değil. Aksine beni destekleyen bir karşıt görüşlü bir babaya sahibim..

Sevgiyi, sadakati hiç yanından ayırma,
Bağla onları boynuna,
Yaz yüreğinin levhasına.
Böylece Tanrı’nın ve insanların gözünde
Beğeni ve saygınlık kazanacaksın.
RAB’be güven bütün yüreğinle,
Kendi aklına bel bağlama.
Yaptığın her işte RAB’bi an,
O senin yolunu düze çıkarır.

Süleyman’ın Özdeyişleri 3:5-6

Bunun nasıl olabildiğini bütün detaylarıyla açıklamak isterdim fakat becerilerimle ya da laf cambazlığım ya da entelektüel gevezelikle yaptığım bir şey olmadığı için kişisel çok bir detaya sahip değilim. Sahip olduğum her detay Tanrı’nın Her Şeye Egemen olmasına şahit oluşum ve bunu sizinle paylaşmamdan ibarettir. Üstüne ekleyebileceğim tek kişisel bir şeyimin olmadığını söylemek isterim. Tek yaptığım dua etmek ve Tanrı’ya güvenmekti. Çok şükür artık ben de varım diyebiliyorum. Artık biz de varız. Buradayız ve hep birlikte burada yaşıyoruz.


Son olarak; bu süreçte asla yalnız değildim. İmanda kardeş olduğumuz insanlara, bu zamana kadar üretilmiş dokümanlara, videolara, ilahilere… En çok da Kutsal Kitap’ı her gün okumanın Rab’i dinlemenin önemini bana öğreten kardeşlere bu süreçte bana kattıkları için bir teşekkürü borç bilirim. İyi ki varsınız. İyi ki varız. 

Mehmet Zoroğlu

İsa Mesih İmanlısı, Hristiyan


İlgili İçerikler

Bizi Takip Edin

Çekinmeden bizimle iletişim kurabilirsiniz. İlginç, samimi, renkli, içe dönük, dışa dönük ve pek çok tarzda insanlarla tanışmayı ve yeni arkadaşlar edinmeyi çok seviyoruz.