Tapınma ve Müzik

Müzik Tapınmanın Yalnızca Küçük Bir Kısmıdır

Tapınma ve Müzik

 

Öncelikle bu konunun dergimizin bu sayısının odağı olacağından dolayı çok sevinçli ve heyecanlıyım. İnanıyorum ki tapınma ve müzik konuları hem kilisenin elindeki en büyük hazinelerden bir tanesi ve aynı zamanda üzerinde pek de durulmayan ya da biz öğretmenlerin öncelikli konular listesinde pek de rastlanılamayan fakat bunun değişme gerekliliği de göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir.

 

Kutsal Kitap’a bakarak tapınmayı yalnızca müzikle ilişkilendirmeye çalışırsak ya da tapınmanın sadece müzik ile birlikte anılması gereken bir kavram olduğunu söylersek büyük bir hata içerisine düşeriz. Nitekim İsa Mesih Yuhanna 4. Bölüm’de bu konuyu irdelemiş ve ¨Tanrı ruhtur, O'na tapınanlar da ruhta ve gerçekte tapınmalıdırlar." sözleri ile tapınmanın günümüz anlayışındaki müzik barındıran ¨tapınma¨ kavramından çok ötede olduğunu belirtmiştir. Üstelik Elçi Pavlus Romalılar 12. Bölümün hemen başında ¨Bedenlerimizi, diri Tanrı’yı hoşnut eden birer kurban olarak sunmamızın¨ ruhsal tapınmamız olduğundan bahsediyor. Bu noktayı atlamamakta yarar görüyorum, demek ki TAPINMA barındırması gereken kavramlardan bir tanesi kesinlikle KENDİMİZİN SUNULMASI eylemidir. Pavlus elbette tapınak düzenini çok iyi bildiği için DİRİ KURBANLAR kavramını özellikle kullanıyor. Gerçek tapınmanın Tanrı karşısında mutlak bir teslimiyet, O’nun Kral olduğunun bilincinde, benliğimize karşı bir başkaldırış ile gerçek tapınmayı bağdaştırıyor.

Müzik ve tapınmaya gelince…

Tıpkı bugün de olduğu gibi geçmişte de Tanrı halkının hayatında tapınma oldukça önemli bir yere sahipti… Mısırdan Çıkış 15 Bölümde Musa ve Tanrı halkının Kızıldeniz ve pek çok mucize sonrası söylediği ezgiye rastlayabiliriz. 1 Tarihler 6:31’de Tapınak için atanılan ezgicilerden bahsediyor.

Tanrı halkı zaferlerde ezgiler söylüyor. Mezmur yazarları zaferlerde ve kederlerde ezgi söylüyor, Hatta Tanrı dahi doğrudan halka bir ezgi yazdırıp, öğretiyor. (Yasanın Tekrarı 31:19)

Dahası İsa Mesih’in kendisi bile ilahi söylüyor. (Matta 26:30)

Tüm bu Kutsal Kitap bağlamlarının dışına çıktığımızda karşılaştığımız manzara ise ilgi çekici…

İnsanlar stadyumlarda taraf oldukları kişi ya da kulüpleri müzik ile destekliyorlar, şarkılar yazıyorlar, sadece övgülerini değil sövgülerini dahi müzik eşliğinde yapıyorlar… Siyasi düşüncelerle ya da devrimlerle özdeşleşmiş şarkılardan sloganlardan tutun da aşkların, isyanların hatta acıların ve çaresizliklerin ifadelerinde, dünyanın neredeyse her yerinde farklı yapısı bulunsa da özünde müziği bir şekilde barındıran ağıtlarda… Peki neden?

  1. Müzik Yüreğimizi Konuşuyor: Müzik yüreğimizde olanları anlatmaya kelimelerin yetmediği ya da gerekmediği durumlarda anlatılmak istenileni aktarıyor.
  2. Müzik Yüreğimize Konuşuyor: Sözleri bile olmayan bir şarkının sizi alıp bir yerlere götürdüğü, bambaşka düşüncelere savurduğu olmadı mı? Yanık bir klarnet ya da ney, hatta duduk sesini duyduğunuzda yüreğinizde bir burkulma ya da birkaç yaylı çalgı eşliğindeki nefeslilerin bir araya gelip sizi ayağı kaldırdığını hissettiniz mi? Şimdiye kadar bunun farkına varmamış olsanız bile izlediğiniz en güzel filmlerin, müziklerini çıkarınca neye benzeyebileceğini hayal edebiliyor musunuz? Bugün eminim pek çok kişinin hatırında en sevdiği film ya da müziklerin konuları kadar müzikleri de aklındadır…

Şimdilerde bu yaptığımı utanarak andığım ama yine de bu konuda faydalı olabileceğini düşündüğüm bir anımı sizinle paylaşmak isterim. Şimdikinden çok daha genç olduğum ve Mesih İsa ile henüz pek tanışmadığım yıllarda çalıştığım bir kafede eğlenmek için pek de hoş olmayan bir deney yapmıştım… Bu deney şöyle idi… Çalıştığım kafeye bazen evli bazen flört eden çiftler gelip oturduğunda kafede özel şarkılar çalar ve bu kişileri gözlemlerdik. Çoğu zaman çaldığımız depresif bir müzikle, kısa bir süre içinde çiftlerin gülen yüzleri asılmaya başlar kişiler sessizleşirlerdi, oysa tam farklı şarkıları çaldığımızda kişiler buna paralel şekilde neşeleniyordu. Özellikle sevgi, umut gibi temalar barındıran Yeşilçam Filmlerinin müziklerini çaldığımızda oradaki kişilerin yüz ifadelerindeki ve duygularındaki değişiklik görülmeye değerdi…

Öyle ya, kim eski bir Hababam Sınıfı filminin durgun bir sahnesinde, Melih Kibar’ın o muhteşem eseri ile kalbinde o baskıyı hissetmedi ki?

Çünkü müzik yüreğe konuşur… Hatta konuşmaktan öte yüreği etkiler, yönlendirebilir bile…

  1. Müziği Tanrı Yaratmıştır: Sessiz bir akşam gölgelerin ardından sızan çekirge sesleri, kuş cıvıldamaları, deniz kenarındaki dalga sesleri hatta çok ilginç arı vızılmalarında dahi müzik duymak mümkündür. Rimsky Korsakov ¨Flight of a Bumblebee¨ (Balarasının uçuşu diye çevrilebilecek) eserinde bunu harika bir şekilde betimlemiştir.

Yakup bunu şu sözleri ile anlatmak istemişti. ¨ Sabah yıldızları birlikte şarkı söylerken, İlahi varlıklar sevinçle çığrışırken? Denizin ardından kapıları kim kapadı, Ana rahminden fışkırdığı zaman;¨ Yakup 36:7-8

 

Öyleyse müzik ile tapınmanın Yüce Kral’a övgü sunmak, yüreğimizi açmak, yakarmak, tövbe etmek ve eğilmek için harika bir araç olduğunu söylemek abartı olmayacaktır. Özellikle Eski Ahit’teki Tanrı adamlarının bunu yaptığına sıkça rastlayabiliriz. Aynı zamanda müzik ile tapınmann Efesliler 5. Ve 6. Bölümlerinde bahsedilen ruhsal savaşta özel bir yeri olduğunu hatırlamak yerinde olacaktır.

  1. Tarihler kitabında gerek Anlaşma Sandığı’nın yanında gerekse tapınakta bulunan ezgicilerin ve borozan çalan kahinlerin varlığı bunu açıkça göstermektedir. Gerçek savaşlarda olduğu gibi ruhsal savaşlarda da ezgiciler bu savaşta ön safta olan kişilerdir.

Aynı zamanda 1. Samuel 16. Bölümde Davut lir çaldığında Saul’ün kötü ruhun etkisinden kurtulduğunu görüyoruz.

Gerek kendi kişisel ruhsal yaşamımda gerekse konuştuğum kardeşlerimin tanıklarında rastladığım ortak noktalardan birisi şudur.

Harika vaazlar gerçekten hayatımda önemli farkındalıklar yarattı ve beni etkiledi ama yüreğimde Tanrı ile en derin karşılaşmalarımı tapınırken, ilahi söylerken ya da dinlerken yaşadım…

 

Öyleyse şu soruyu sormak için doğru bir yerdeyiz diye düşünüyorum…

Kimdir tapınan Kişi?

Tapınmak için bir müzik ensturmanı çalmak ya da harika bir ses sahibi olmak mı gerekir?

Kesinlikle hayır…

İsa Mesih’in kendisine tapınan kişileri iyi müzisyenlerden seçtiğine dair herhangi bir işaret göremiyoruz…

Ancak Tanrı’nın asıl aradığı şeyin yürek olduğunu görmek çok da zor değildir. Nitekim İsa Mesih bunu şu sözler ile ifade etmiştir.

Ama içtenlikle tapınanların Baba'ya ruhta ve gerçekte tapınacakları saat geliyor. İşte, o saat şimdidir. Baba da kendisine böyle tapınanları arıyor.

Tanrı ruhtur, O'na tapınanlar da ruhta ve gerçekte tapınmalıdırlar." Yuhanna 4:23-24

 

O halde şu soruyu yanıtlamak yerinde olacaktır…

 

Nerede tapınılır? Kilisede mi? İlahi takımında mı?

Kilisede’de tapınılır ama bu bizim yaşamdaki tapınmamızın sadece küçük bir kısmıdır…

Arabada, evde çalan bir ilahi şarkısna eşlik ederek, araba sürerken, yolda yürürken, çalışırken, ev işi yaparken, zihnimizde, sesimizle, ruhumuzla, varlığımızla her an tapınmak için bir fırsattır…

Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceğim. (1. Korintliler 14:15)

 

Benim şimdilerde 9 aylık olan oğlum bana ¨Baba¨ demeye çalışıyor, her ne kadar bunu çoğu zaman yanlış söylese de, O’nun bana söylemeye çalıştığı sözcüğü dinlemek benim en büyük zevklerimden…

Göksel babamız için de bu böyledir. Detone olsa bile kişisel olarak ona seslenen çocuklarının sesi Babamız için çok özel ve kıymetlidir… Çünkü o yüreğimizi duyar…

Bir bir ruhsal savaş ise, bu savaşta ezgicilerden olmak için tek bir gereklilik vardır. Tapınan bir yürek…

 

Bu konuyu yüreğimi derinden etkileyen bir örnekle sonlandırmak isterim….

 

Kral Davut’u düşünmenizi istiyorum… Etkili Mezmurcu, büyük savaşçı, Golyatı deviren cesur çoban… İsa Mesih bile Davut oğlu olarak anılmıştır…

Kutsal Kitap tarihinde derin iz bırakmış bu adamın son sözleri ne oldu dersiniz?

Ben Davut, büyük kral…. Değil…

Ben Davut, büyük şair, kahraman değil...

 

2Sa 23:1  Davut'un son sözleri şunlardır: "İşay oğlu Davut, Tanrı'nın yükselttiği adam, Yakup'un Tanrısı'nın meshettiği*, İsrail'in sevilenezgi okuyucusu şöyle diyor: (2. Samuel 23:1)

 

Bugün hem kendim, hem de siz değerli okuyucum için dua ediyorum…

Yüreklerimizde, ¨Sevilen Ezgi okuyucuları¨olarak anılmak isteyen bir yüreğimiz olsun…

Her nerede isek… Oranın sevilen ezgi okuyucusu olalım…

Sevgiler…

 

 

 

 


İlgili İçerikler

Bizi Takip Edin

Çekinmeden bizimle iletişim kurabilirsiniz. İlginç, samimi, renkli, içe dönük, dışa dönük ve pek çok tarzda insanlarla tanışmayı ve yeni arkadaşlar edinmeyi çok seviyoruz.