Özürleri Yoktur

Tanrı anlaşılabilir



“Çünkü Tanrı'ya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir. Tanrı'nın görünmeyen nitelikleri –sonsuz gücü ve Tanrılığı– dünya yaratılalı beri O'nun yaptıklarıyla anlaşılmakta, açıkça görülmektedir. Bu nedenle özürleri yoktur.”

Romalılar 1:19-20

 

Tanrı anlaşılabilir…

Evet, O’na inanmayanlar bile O'nun hakkında bilinmeyen bazı şeyleri kavrayabilirler. Romalılar 1'deki bu ayetlere rağmen, çağımızın insan görüşü Tanrı'nın anlaşılmaz olduğunu söylüyor, ancak Pavlus Tanrı’nın kendini açık bir tanıklıkla gösterdiğini, Tanrı'nın gücünün ve doğasının sürekli bir şekilde gözlerimizin önünde ifşa edildiğini söylemektedir. Tüm bunlara rağmen -yani bunca içsel ve dışsal kanıta rağmen Kendisine inanmayan kişiyi bu davranışlarından sorumlu tutarken Tanrı hiç de haksız değildir.

Ancak Tanrı’nın var olduğuna dair bilgi kurtuluş için yeterli değildir, çünkü Tanrı başka yerlerde kurtuluşun Kendi sözünün özel ve kişisel bir vahyini gerektirdiğini söyler. İsa, Yuhanna 6:44'te, "Hiç kimse" diyor, "Beni gönderen Baba onu çekmedikçe Bana gelemez; ve ben onu son gün dirilteceğim."

Tanrı’nın açığa çıkan görünmez nitelikleri, sonsuz gücü ve ilahi doğası, O’nun bu dünyada yarattığı, gözün gördüğü, görünür şeyler tarafından açıkça anlaşıldığında tek yapmamız gereken, O’nun yaşayan sözü olan Kutsal Kitap'taki açık ifadelere ve vahyine yüreğimizin kulaklarını açmaktır. O zaman Tanrı'nın gerçekte neye benzediğini kapsamlı olarak anlayabiliriz.

Eğer Tanrı, görünmeyen doğasının görünen şeylerce açıkça anlaşılabileceğini söylüyorsa ve Kendisini bu dünyada görünen mahlûkatta açığa çıkarıyorsa, yeryüzünde görünen hangi şeyler bize görünmez Tanrı’nın bir resmini verebilir?

 “Tanrı, “Kendi suretimizde, kendimize benzer insan yaratalım” dedi.” Yaratılış 1:26'da Tanrı'nın bizzat söylediği bu sözün anlamı şudur: Biz -yani insanlık- O'na benziyoruz.

Bu ilkeyi anladığımız zaman, mitolojideki Yunan tanrılarının aslında insanlığın zaaflarını, zayıflıklarını ve tutkularını yansıttığını kolayca görebiliriz. Yunanlılar basitçe prensibi tersine çevirmişler. Kendi mitolojik tanrılarına insana ait özellikleri yansıtmışlar. Yaşayan Tek Tanrı ise, kendi benzerliğini bize yansıtmıştır.

Korintliler 2:6-16’da yazan ayetler ve bunun gibi Kutsal Yazıların bazı diğer bölümleri, Mesih'in düşüncesine sahip olabilmemiz ve O'nun suretini giyinebilmemiz için Tanrı'nın kim olduğunu anlamamıza yardımcı olan kişisel ve özel vahyini bizlere açıklar.

Bununla birlikte, yine Tanrı Sözünden, insanın Tanrı'nın gerçeğinin soluk bir yansıması olduğunu ve Tanrı'nın yaratıcı gücünün, Kendi suretini insanlarda yeniden üretmek için hala iş başında olduğunu biliyoruz. Yani, insanlık Tanrı’nın devam eden ve henüz tamamlanmamış bir eseridir aslında!

Yuhanna 1:18 şöyle der: " Tanrı'yı hiçbir zaman hiç kimse görmedi. Baba'nın bağrında bulunan ve Tanrı olan biricik Oğul O'nu tanıttı." Tanrı eşsizdir; hiçbir şey O'nunla kıyaslanamaz. Bir insanın O'nu karşılaştırabileceği hiçbir fiziksel referans yoktur. İsa'nın Tanrı hakkındaki beyanları bile asla O'nun nasıl göründüğüyle ilgili değildir, tamamı O'nun yetkisi, konumu, amacı, karakteri ve nitelikleri ile ilgilidir.

Tanrı, neye benzediği konusunda endişelenmemizi istemiyor, çünkü bu, vurguyu yanlış yere koyar. Tanrı, O'nun kim olduğunu bilmemizi çok istiyor. Kutsal Kitabın tamamı O'nun zihnini, karakterini, niteliklerini, gücünü, iradesini, vaatlerini, planını ve bizimle olan ilişkisini ortaya koymaktadır.

Bu durumda, O'nun amacının hayatımızdaki önemini bilerek, O'nun nasıl biri olduğunu öğrenmeye çalışmamız gerekmez mi?

“Tanrı, elinin işleriyle doğada ve vahyettiği sözüyle Kutsal Yazılarda  görünür.” -Galileo Galilei

Sezar İnceoğlu

Hristiyan hizmetkar.
1979 doğumlu olan Simon İnce, evli ve İstanbul’da yaşamaktadır. 2000 Yılından beri İsa Mesih'i izlemektedir.


İlgili İçerikler

Bizi Takip Edin

Çekinmeden bizimle iletişim kurabilirsiniz. İlginç, samimi, renkli, içe dönük, dışa dönük ve pek çok tarzda insanlarla tanışmayı ve yeni arkadaşlar edinmeyi çok seviyoruz.