Yeni Yıldan Ne Bekliyoruz?



Öncelikle hepinize mutlu yıllar olsun. Bu yıl da sosyal medya mesajları geçtiğimiz 2021 yılına saydırıp döktürürken, 2022 yılından beklentilerini de belirtmeden geçmiyor. Tabi bunu anlamak da zor değil, covid-19, ekonomik kriz, ani kayıpları hastalıklar, kriz haberleri, sonu tükenmeyen varyant isimleri derken oldukça baskı altında, stresli bir yıl geçirdiğimiz doğdudur. Şahsen benim de oldukça zorlandığım, canımın acıdığı ve yüreğimin kırıldığı zamanlar oldu ancak şu Noel v Yeni yıl mevsiminin sevdiğim özelliklerinden biri de bu… Ufağından da olsa ağacımızı süslesek, bir iki renk led yansa üzerinde, bir de 5, 4, 3, 2, 1 diye geriye saydık mı… Al sana taze umutlar, sevinçler… Ne güzel

Yeni yıldan, sağlık, mutluluk, sevinç, bolluk, barış ve bereket beklemek. Her yıl olduğu gibi :). Yok yok umutsuz olduğumu düşünmenizi istemem, aksine umudum var çünkü anlıyorum… Bu üstte saydıklarımızın hepsinin, bir “yıl” tarafından bana sunulamayacak olduğunu, anlıyorum artık…

Nasıl mı? Bu mevsimde özellikle süslenmiş evlere bakarsanız dediğimi daha iyi anlayabilirsiniz. Süsler faydalı ama o evi neşeli, mutlu, barış ve sevinç dolu yapmaya yetmiyor değil mi? Eğer evin içerisinde, anlayış, sevgi, güler yüz, muhabbet varsa ev o zaman renkleniyor, ısınıyor, öbür türlü istediğin kadar süsle, ışıklı müzeden öteye geçmiyor.

Yeni yıl da böyle galiba, ben küçüklüğümden beri saydım bayağı. Bazıları güzel şeyler getirdi evet, güzel insanlar, bazen de imkanlar ama bazıları da götürdü… Ne götürdü? Yine güzel insanlar vs…

Kısaca, evet pandemi, ekonomi vs etkisi çok ama yeni yılın yıldızı yine insan olacak…

Siz gülümsedikçe, sevdikçe, umut verdikçe, küçük şeylerden mutlu oldukça, hem sizin hem çevrenizdekilerin yılı güzel olacak. Siz küstükçe, öfkenize güneş batırdıkça, surat aştıkça, hatalarınızı anlamamakta ısrarcı olunca, başkalarının her davranışını bahane edip mutsuz oldukça hem sizin hem başkalarının yılı pek de kolay geçmeyecek.

Haklısınız, ya öbür insanlar ne olacak?

Açıkcası bu yaratılış Adem ve Havva zamanındaki düşüşten beri hep aynı…

Bir esenliktir peşinden gidiyoruz, nerededir, nasıldır, nasıl buluruz derken bir bakmışsınız ömür geçmiş… Oysa belki daha basittir yolu…

 

Sonuç olarak, kardeşlerim, gerçek, saygıdeğer, doğru, pak, sevimli, hayranlık uyandıran, erdemli ve övülmeye değer ne varsa, onu düşünün.

Benden öğrendiğiniz, kabul ettiğiniz, işittiğiniz, bende gördüğünüz ne varsa, onu yapın. O zaman esenlik veren Tanrı sizinle olacaktır. Pilipililer 4:8-9

 

Tanrı sözü esenlik, sevinç hakkında pek çok defa öğretir, oraya giden yolu tarif eder. 

Bizim o yolda gitmeyişimizin sebebi yolu bilmemekten mi gerçekten?

Ya da “illle de benim yolum” diye tutturmaktan mı?

Gerçekten, her yolun sonunun “Paris” olduğuna inanıyor musunuz?

 

Yeni yıla, sevinç, neşe, barış, huzur, esenlik ve umut getirmeniz dileği ile…

 

Saygılarımla…

Vahan İsaoğlu

Vahan İsaoğlu 1978 yılında İstanbul'da doğmuş ve Kadıköy Uluslararası Kilisesinde Pastör olarak gönüllü görevini sürdürmektedir.


Bizi Takip Edin

Çekinmeden bizimle iletişim kurabilirsiniz. İlginç, samimi, renkli, içe dönük, dışa dönük ve pek çok tarzda insanlarla tanışmayı ve yeni arkadaşlar edinmeyi çok seviyoruz.