Bağışlama Nedir?

Kısa bir süre önce "bağışlama ne değildir" sorusunu ele aldık ve Kutsal Kitap'ın öğretilerine göre neden bağışlamamız gerektiğini konuşmaya başladık. Son yazımda paylaştığım konular şunlardı:

1: Bağışlamak bir defaya mahsus yapılan bir eylem değildir.
2: Bağışlamak unutmak demek değildir.
3: Bağışlamak günahı hafife almak demek değildir.
4: Bağışlamak barışmak demek değildir.
5: Bağışlamak bizim için kolay değil ve doğal gelmez.

Okumak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz. 


Bağışlama bir sevgi, merhamet ve lütuf etkinliğidir çünkü bir kişi bağışlanmayı hak ettiği için bağışlanmaz. Kimse bağışlanmayı hak etmez. Bağışlama, bir kişinin size işlediği kötülüklere rağmen, bu yaptıklarını ona karşı kullanmamaya karar vermektir. Bağışlamanın tanımı esasen bir suçluyu affetme eylemidir. İncil’de "bağışlama" olarak tercüme edilen Yunanca kelime, bir kişinin bir borç için ödeme talep etmemesi gibi, kelimenin tam anlamıyla "bırakma" anlamına da gelir. Bu, İsa Mesih’in incelediğimiz benzetmesinde (Matta 18:23-35) keşfettiğimiz şeydi. 



Kutsal Kitap bencil olmayan sevginin, gerçek bağışlamanın temeli olduğunu öğretir. Çünkü sevgi kötülüğün hesabını tutmaz (1. Korintililer 13:5). Başkalarını bağışlamak, kızgınlığı bırakmak ve uğradığımız incinme ya da kayıp için herhangi bir tazminat talebinden vazgeçmek anlamına gelir. Bağışlama müjdenin ve Hristiyanlığın tam kalbinde yer alır. Pavlus bazı ayetlerde şöyle der;

Öyleyse, Tanrı’nın kutsal ve sevgili seçilmişleri olarak yürekten sevecenliği, iyiliği, alçakgönüllülüğü, sabrı, yumuşaklığı giyinin. Birbirinize hoşgörülü davranın. Birinizin ötekinden bir şikâyeti varsa, Rab’bin sizi bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın. Rab’bin sizi bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın (Koloseliler 3:12-13). 



Birbirinize karşı iyi yürekli, şefkatli olun. Tanrı sizi Mesih’te bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın (Efesliler 4:32).

Pavlus, Tanrı bizi bağışladığı için bizim de başkalarını bağışlamamız gerektiğini öğretir. Peki bu ne anlama geliyor? Tanrı tarafından bağışlanmak ne demektir?

Yaratılış kitabına baktığımızda, Adem ve Havva'nın Aden Bahçesi'nde Tanrı'ya itaatsizlik ettiklerini görürüz. Onların itaatsizliğinin bir sonucu olarak günah dünyaya girdi ve tüm insanlığa geçti. Günahın dünyaya girmesinin bir sonucu olarak, kutsal ve mükemmel olan Tanrı'yla olan ilişkimiz bozuldu. Ancak Tanrı bu ilişkinin yeniden kurulabilmesi için bir yol sağladı. Bağışlama, yanlış bir şey yapıldığında bunu düzeltme eylemidir. Kutsal Yazılar bize günahın insanı Tanrı'dan tamamen ayırdığını açıkça gösterir. Bu uçurumu kapatmak için kendi başımıza yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur. Bizi bağışlamayı ve Kendisiyle paydaşlığımızı yeniden kurmayı seçebilecek olan yalnızca Tanrı'dır. Tanrı'ya karşı günahkâr olarak doğduk. Ancak Tanrı bizi, İsa Mesih'i bizim uğrumuza ölmesi için gönderecek kadar sevdi.



İbraniler'in yazarı şöyle der; Kutsal Yasa uyarınca hemen her şey kanla temiz kılınır, kan dökülmeden bağışlama olmaz (İbraniler 9:22). Yazar, kurban edilen hayvanların kanının aslında günahın bedelini tamamen ödemediğini açıklar. Sadece günahın cezasının tamamını ödeyecek ve bağışlanmayı mümkün kılacak daha iyi bir kurban sunulana kadar yargıyı ertelemiştir. Eski Antlaşma’da Tanrı insanların günahlarının bağışlanabilmesi için bir kurban sistemi kurdu. Kurban kanı insanların günahlarından temizlenmesi için Tanrı’ya göre çok önemliydi. Eski Antlaşma’da kâhinlerin sunduğu kurbanlar nesnel ve kalıcı bir kefaret sunmadılar çünkü geçici bir durumdaydılar. İbraniler’in 10. bölümünde yazar, İsa Mesih'in nasıl Baş Kahinimiz ve Son Kurban olduğunu anlatır. Kutsal Kitap, kurban yoluyla Tanrı'ya isyan, günah ve kefaret hikayesini öğretir. İsa Mesih’i günahlarımız uğruna çarmıhta kurban olarak sundu. İsa Mesih’in ölümü, Son ve kalıcı Kurban oldu (İbraniler 10:11-12).

Yuhanna mektubunda şöyle der; günahımız yok dersek, kendimizi aldatırız, içimizde gerçek olmaz. Ama günahlarımızı itiraf edersek, güvenilir ve adil olan Tanrı günahlarımızı bağışlayıp bizi her kötülükten arındıracaktır (1 Yuhanna 1:8-9). Bağışlanma kurtuluşumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Tanrı'nın kendisine karşı olan günah borcumuzu bağışlaması O'nun bize bir armağanıdır. Bu O'nun bize lütfudur. Tanrı, günahlarımızı O'na itiraf edersek bizi bağışlayacağına söz vermiştir. Günahımızı sanki hiç yokmuş gibi unutur. O iyi ve kutsaldır. Günah O'nunla birlikte kalamaz. Günahı halkından uzaklaştırmak zorundaydı. İsa Mesih çarmıhtayken günahımızın cezasını üstlendi. Bu amaç uğruna öldü. Bu nedenle Tanrı günahlarımızı bağışlar ve bizi temiz kılar.

İsa Mesih son akşam yemeğinde öğrencilerine ölümünün, kurmakta olduğu Yeni Antlaşma için olacağını öğretiyordu. Bir kase alıp öğrencilerine vererek Matta 26:28’de şöyle dedi, “bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.”

Ya başka insanlarla olan ilişkilerimiz nasıl?

Elçi Pavlus bize önce Rab bizi bağışladığı için diğer insanları bağışlamamız gerektiğini öğretir. Herhangi bir insanın yaptığı bir şey aramızı bozarsa, o insanı affetmeliyiz. İsa Mesih’nin bizi bağışladığı gibi onu bağışlamalıyız. Bunu düşünün! “Rab’bin sizi bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın.” Hristiyanlar olarak bağışlanmış bir halkız. Biz arada bir hâlâ günah işleriz, ama İsa Mesih’in bizim için yaptıklarından ötürü Tanrı ile ilişkimiz dostçadır. Madem Tanrı bizi bağışladı, bizi incitenleri de bağışlamalıyız. Kin gütmemeli, intikamın peşinden gitmemeliyiz. Adalet konusunda Tanrı’ya güvenmeli, bizi gücendireni affetmeliyiz. Affetmek demek artık haksızlık edeni suçlamamaktır. Affetmek, olayın sonucunu Tanrı’nın eline bırakmak ve olaya, geriye değil, ileriye bakmaktır.

Biri bizi incittiğinde doğal olarak biz de onu incitmek, ceza vermek, yani intikam isteriz. Oysa intikam almak demek Tanrı’nın koyduğu sınırları aşmak demektir. Pavlus bu konuda bizi uyarmıştır. Romalılar 12:19’ta şöyle der; kimseden öç almayın; bunu Tanrı’nın gazabına bırakın. Çünkü şöyle yazılmıştır: ‘Rab diyor ki, ‘Öç benimdir, ben karşılık vereceğim.’

Eğer intikam alamazsak, ne yapmalıyız? Affetmeliyiz. Tanrı bunu buyurdu. Affetmeyi reddetmek ruhumuzu derinden yaralar. O yara gittikçe acı, kin ve bunalıma yol açar. Bize haksızlık edeni affetmeliyiz. Hem kendimizin, hem de bizi incitenin iyiliği için. Kurtuluş konusunda Tanrı’ya nasıl güveniyorsak, birini bağışladığımız zaman her şeyi Tanrı’nın düzelteceğine de güvenmemiz gerekir. Yaramızı O iyileştirecektir. Hayata devam edeceğiz. Charles Stanley, Amerika’daki çok ünlü bir pastör, şöyle yazar: 


Yüreğimizde öfkenin ağırlığını hissetmeden Tanrı’nın iyiliğinin tadını çıkarabilmek için insanları bağışlamalıyız. Bağışlama başımıza gelenin kötü olduğunu inkar etmek anlamına gelmez. Tersine yüklerimizi RAB’be teslim edip kendisinin onları taşımasına izin veririz.”

Size bir hikaye anlatayım.


İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminden on sene sonra Hristiyan iki barış elçisi (gönüllüsü), bir grup Polonyalı Hristiyan’ın yanına gelmiş. “Batı Alman birkaç Hristiyan ile görüşmeye razı olur musunuz?” diye sormuşlar. Almanya’nın savaşta Polonya’ya yaptıkları için özür dileyip yeniden bir ilişki kurmak istiyorlar. 


İlk başta susmuşlar. Sonra Polonyalıların birisi cevap vermiş: “İstediğiniz imkânsızdır. Varşova’nın her taşı Polonyalıların kanına bürünmüştür. Affedemeyiz!”

Ayrılmadan önce, Polonyalılar ve barış elçileri (gönüllüleri) beraber Rab’bin Duası’nı okumuşlar. “Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, Sen de suçlarımızı bağışla” sözlerine geldiklerinde herkes susmuş. Odayı bir gerginlik sarmıştı. Sertçe konuşan Polonyalı onlara dönüp, “Size evet demem lazım” demiş. “Eğer bağışlamazsam, ne Rab’bin Duası’nı okuyabilir ne de kendime Hristiyan diyebilirim. İnsan olarak bunu yapmaya gücüm yetmez. Ancak Tanrı, bize gücünü verecek. Ona inanıyorum.” On sekiz ay sonra, Polonyalı ve Batı Alman Hristiyanlar Viyana’da buluşmuşlar. Bugüne dek süren bir dostluk kurmuşlar. Bu toplantıların sonuçları neydi? Bu toplantıların sonucunda da birçok insan Tanrı’ya iman etmiş.

Polonyalı adamın dediği doğrudur. İnsanlar olarak bunu yapmaya gücümüz yetmez. Tanrı’nın gücüne ve lütfuna ihtiyacımız var. Günahlarımızı Tanrı'ya itiraf edersek, İsa Mesih'in çarmıhtaki işi sayesinde O'nun bağışlamasına nail olabiliriz. O zaman başkalarını da bağışlayabiliriz.

Bir sonraki yazımda, nasıl bağışlayabileceğimiz sorusunu inceleyeceğiz.


Ücretsiz Kitap

Sevgili ziyaretçimiz. Tanri.org içerikleri Hristiyan bakış açısına ve İncil temellerine göre irdelenmiştir. Hristiyan bakış açısının temel kaynağı İncil'dir ve eğer siz de kargo dahil tamamen ücretsiz bir İncil ya da Hristiyan bakış açısına dair farklı kitaplar almak isterseniz aşağıdaki linkten bir form doldurmanız yeterli olacaktır.

İncil ve kitap gönderme hizmeti, tamamen ücretsiz olarak kutsalkitap.org tarafından yapılmaktadır. Bu hizmetlerinden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.

İlgili İçerikler

Bizi Takip Edin

Çekinmeden bizimle iletişim kurabilirsiniz. İlginç, samimi, renkli, içe dönük, dışa dönük ve pek çok tarzda insanlarla tanışmayı ve yeni arkadaşlar edinmeyi çok seviyoruz.