Tanrı Şabat'ı Verdi


Konu: Şabat

Size Şabat Günü’nü verdim.” (Mısır’dan Çıkış 16:28-30)

 

RAB Musa’ya, “Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?” dedi, “Size Şabat Günü’nü verdim. Bunun için altıncı gün size iki günlük ekmek veriyorum. Yedinci gün herkes neredeyse orada kalsın, dışarı çıkmasın.” Böylece halk yedinci gün dinlendi. (Mısır’dan Çıkış 16:28-30)

Hikâyenin tamamını görmek bizim için önemli ve yararlıdır. Yaratılış Kitabının geri kalanında neler olduğuna bakıp düşünelim. Tanrı gökleri ve tüm yeri yarattıktan sonra, insanı kendi suretinde yarattı. 7. günden sonra, insanın düşüşünü görürüz. Adem ve Havva yüzünden insanlık günaha düşüp günahın laneti yeryüzüne geldi. Günah bir insan aracılığıyla, ölüm de günah aracılığıyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi…bir adamın söz dinlemezliği yüzünden nasıl birçoğu günahkar kılındı (Rom. 5:12, 19). İnsan çoğaldıkça dünya kötülüğe düştü. Bir tek Nuh Tanrı’nın lütfunu gördü. Tanrı, Nuh’un büyük gemi inşa etmesini istedi. Ailesiyle ve hayvanlarla birlikte Tanrı Nuh’u, dünyayı kaplayan bir selden kurtardı. Nuh’tan sonra, insanlar Cennet’e yetişecek bir kule inşa etmeye karar verdiler. Yıllar sonra, İbrahim ortaya çıktı. Vaat edilen ve çok sevdiği oğlu kurban gibi kesmek üzereyken Tanrı bir koç sağladı ve oğlunun yerine koç öldürüldü. İbrahim’in torunun oğullarından biri Yusuf’tu. Abileri ona kıskanıp köle olarak onu satıp Mısır’a gönderdiler. Yusuf Mısır’da büyük bir konuma ve güce kavuştu. Büyük bir kıtlık zamanında muhtaç olan kardeşleri kendisine geldiler. Ancak Yusuf ortak iyilik, ailesini kurtarmak için onları affetmeyi seçti. Yusuf’un ailesi Mısır’a gelip çoğalmaya başladı.

Sonra Mısır’dan Çıkış Kitabına geliriz. Bu kitap, Yusuf'tan dört yüz yıldan fazla bir süre sonra başlar. İsrailliler Mısır'da köle olarak yaşarken Tanrı Musa'yı halkı kurtarmaya gönderdi. Musa ve Harun İsraillilerle birlikte Mısır'dan ayrıldılar. Firavun onları Kızıldeniz'e kadar takip etti. Tanrı suları ayırıp bir yol sağladı. İsraillilerin Sina Dağı'na varmasından üç ay önceydi. Bu süre, çölde dolaştılar. Hepsi Musa’yla ve Harun’a yakınmaya başladı (Mıs. Çık. 16:2). Tanrı'nın halkı çöldeyken O'nun gözetimi altındaydı. Tanrı, onlarla ilgileneceğini söyledi. Bir sabah ordugahın çevresini çiy kaplamıştı. Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü. Bunu görünce İsrailliler birbirlerine, “Bu da ne?” diye sordular. Çünkü ne olduğunu anlayamamışlardı. Musa, “RAB’bin size yemek için verdiği ekmektir bu” dedi (Mıs. Çık. 16:13-15). Tanrı'nın verdiği bu ekmeğe ‘man’ adı verildi. Bu ‘man,’ Gelecek Olan'ın habercisi miydi?

Daha sonra bunabakacağız.

Tanrı onlara her gün ne kadar ekmek almaları gerektiğine dair belirli kurallar verdi. Tanrı, Şabat günü olan 7. gün dışında, onlara her gün yiyecek sağlayacağına söz verdi. Şabat için yeterli yiyeceğe sahip olmaları için 6. günde iki porsiyon yiyecek toplamalarını söyledi.

Tanrı, ihtiyaçları için O'na güvenmelerini istedi, ancak bazıları dinlemedi. Yedinci gün bazıları ekmek toplamak için dışarı çıktı, ama hiçbir şey bulamadılar (Mıs. Çık. 16:27). İsrail bir ulus olarak Şabat'ı bozmaya başladı. Sina Dağı'na varmadan önce (yasa halka verilmeden önce) bile dördüncü buyruğa reddetmeye başladılar. Pavlus bunu Romalılar 5:13’te anlatır ki Kutsal Yasa’dan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.

RAB Musa’ya ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz dedi (Mıs. Çık. 16:28). İsrailliler, kendilerini Mısırlılardan kurtararak Tanrı'nın iyiliğini ve onlar için yaptıklarını çoktan unutmaya başladılar. Kutsal Yazılarda pek çok örnek var. Tanrı'nın halkı kim olduklarını ve Rab'bin onlara ne yapmalarını unutur. Bize benzer. Bizler her zaman Tanrı'nın Sözü'ne veya O'nun buyruklarına uyamayabiliyoruz. Bazen düşmemize neden olan, O'nda kim olduğumuzu ve Tanrı’nın bize ne yaptığını hatırlamamaktır.


Bazı İsrailliler dinlemese de Tanrı Şabat gününü size verdiğini söyledi. Tanrı onlara yakınlığını ve ilgisini göstermeye devam etti. Düştüğümüzde ya da başarısız olduğumuzda Tanrı bizim için aynısını yapmaz mı? Yine de iki günlük yemek verdi ve onlara tekrar dinlenmelerini emretti. Böylece halk yedinci gün dinlendi (Mıs. Çık. 16:30). Şabat, her şey için Tanrı'nın sağlayışına ve lütfuna bağlı olduğumuzu bize hatırlatabilir. Bizim için öğrenmesi zor bir ders olabilir. İsraillilerin bu hikâyede öğrenmesi gereken şey buydu. Her nimet, her mükemmel armağan yukarıdanIşıklar Babası’ndan gelir. (Yakup 1:17). Bu hayatta sahip olduğumuz her şey Rab'den gelir. Tanrı ayrıca çalışmamızı da ister, ancak Şabat, O'nun bize sağladıklarının bir hatırlatıcısıdır. Şabat, Tanrı’nın hem İsrail halkına hem de bize verdiği armağanıdır. Bunu anımsayalım.

 

RAB’bin işlerini anacağım, evet, geçmişteki harikalarını anacağım. Yaptıkları üzerinde derin derin düşüneceğim, bütün işlerinin üzerinde dikkatle duracağım (Mezmur 143:5-6).

 

Bora Doty

Hristiyan, hizmetkar


İlgili İçerikler

Bizi Takip Edin

Çekinmeden bizimle iletişim kurabilirsiniz. İlginç, samimi, renkli, içe dönük, dışa dönük ve pek çok tarzda insanlarla tanışmayı ve yeni arkadaşlar edinmeyi çok seviyoruz.